Şifreniz Mail adresinize gönderilecektir.

    İşletme okuduğu The American University of Rome’u birincilikle bitirdi. Fransa IEHEI’de AB ve Uluslararası İlişkiler yüksek lisansı yaptı. 2001 yılında JC Derneği tarafından “Türkiye’nin En Başarılı Genci” seçildi. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın ‘Uluslararası Yükselen Yıldızlar Liderlik Programı’na katıldı. 2016 yılı Türkiye’de “Yılın Kadın İkonu” Ödülünü aldı. Yedi kişisel gelişim kitabı, bir romanı var.TV kanallarında programlar hazırlayıp, sundu. Gazetelerde köşe yazarlığı ve röportajlar yaptı. Birçok internet sitesinde yazıları yayınlanıyor. Spor, eğitim, sağlık ve kültür alanında sosyal sorumluluk projelerinde yer alıyor. Gönüllü olarak Göbekli Tepe tanıtım projesinin koordinatörlüğünü yürüttü. Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan sertifikalı Wellness Eğitmeni olarak Herkes İçin Spor Federasyonu Proje Başkan Vekili görevini yürütüyor. Sağlıklı yaşam, spor ve beslenme seminerleri veriyor. Ulusal ve uluslararası pek çok etkinlikte Türkçe, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca moderatörlük ve sunuculuk yapıyor. Peki, Ece Vahapoğlu bu kadar karpuzu birarada nasıl taşıyor, bir şehirli kadın olarak nasıl her şeye yetebiliyor ve aynı zamanda fit görünebiliyor merak ettik. Siz de merak ediyorsanız; Ece Vahapoğlu’nun küçük sırları röportajımızda sizi bekliyor.

    Nasıl bir beslenme ve yaşam düzeniniz var? Sağlıklı ve fit olmanın sırrı ne?
    Sağlıklı ve istikrarlı bir beslenme ve yaşam düzenim var. Dönemsel değil, her zaman sağlıklı yaşamaya özen gösteriyorum. Üniversite yıllarımdan beri spor yapıyor, erken yatıp erken kalkıyor ve dünyanın neresinde olursam olayım sağlıklı besleniyorum. Seyahatlerimde sağlıklı atıştırmalıklarımı yanımda taşıyorum. Sağlıklı ve fit olmanın sırrı, bu yaşam tarzını istikrarla sürdürmektir.

    Sizce Türk insanın sağlıklı yaşam konusundaki eksiklikleri nedir?
    Her şeyi kolay yoldan pat diye istiyoruz. Hemen zayıflayalım, fit olalım, zengin olalım, şöhret gelsin..vs gibi. Kısa yoldan kazanıldığı sanılan şeyler kalıcı değildir. Bir günde fit olunmaz. Ama karar verirsin, kendine inanırsın, başaracağım dersin ve zaman ayırıp çalışırsın. O zaman sonuç gelir.

    Yaz aylarına kısa bir süre kaldı, yaza fit ve sağlıklı girmek için nasıl bir beslenme düzeni oturtmak gerekir?
    Kendinizi en az 21 günlük bir kampa sokmanız gerekli. Bunu ister benim programlarımda, ister başka uzmanlarla, ister kendiniz uygulayabilirsiniz. Sağlıklı bir beslenme düzenine ve daha sıkı bir bedene geçmek için bunu 21 gün tekrarlayıp kalıcı hale getirmenizi öneririm. Şok diyetler yerine kaliteli kilo verilen sağlıklı programları seçin. Bol su için. Sindirimi kolay hafif beslenin. Akşam yemeklerini çok hafif geçirin. Geç saatte hiçbir şey yemeyin. Açık havada tempolu yürüyüşler yapın.

    Sporu benimseyerek, sağlıklı beslenmek önemli bir mesai gerektiriyor. Bu yolda epey de hatalar yapılıyor. Sizin bu yolculukta en önemli keşifleriniz nelerdi?
    Düzenli spor yapıyordum ama son 5 yıla kadar ben de tam anlamıyla doğru beslenmiyordum. Meyve çok seviyorum; ama meyveyi artık sadece gündüzleri yiyorum. Akşam saatlerinde tüketilen meyve ve karbonhidrat şekere ve dolayısıyla yağa dönüşüyor. Beyaz ekmeği tamamen kestim. Spor yapsam da günde bir tatlı yeme hakkım var diye düşünürdüm. Sağlıksız tatlıları hayatımdan çıkarttım. Sağlıklı atıştırmalık alışkanlığı edindim. Daha çok su içmeye başladım.

    Yoğun çalışma süreleri boyunca zinde kalmak için özel bir formülünüz var mı? Sizce hangi gıdalar kişiyi daha enerjik tutuyor?
    Sürekli su içmek insanı zinde tutar. Ben de yanımda hep su şişesi taşırım. Yoğun çalıştığımda ki genelde öyleyimdir, sağlıklı bulduğum ve tadını sevdiğim atıştırmalıklar yerim. Kan şekerimi dalgalandıran yiyeceklerden uzak dururum.

    Stresli ve yorgun hissettiğinizde, zihninizi boşaltmak ve dinlenmek için seçtiğiniz bir yöntem var mı?
    Aynı anda pek çok konuyu düşünmek insanı yorabiliyor. Kötü hisseder hissetmez derin nefesler alıyorum. Hemen meditasyon yapıyorum. Ruhsal gelişimle ilgili, motive edecek kitaplar okuyorum. Yazılarımda ya da sosyal medya paylaşımlarımda hep olumlu şeyler yazıyorum. Çünkü ben insanları mutsuz değil, mutlu etmek, pozitif enerji vermek için varım.

    Cilt sağlığınız için özel uygulamalarınız var mı? Bize verebileceğiniz basit tavsiyeleriniz var mı?
    Beslenmemi son derece iyi düzenleyerek, bol su içerek ve doğru cilt bakımlarını yaptırarak cildimi koruyorum. Aslına bakacak olursanız beslenmeniz, uykunuz cildi çok etkiliyor. Çünkü cildin içten beslenmesi gerekiyor. Çekimler dışında makyaj yapmayı da sevmiyorum. En basit önerim; makyajınızı temizleyip, cildinizi nemlendirerek yatağınıza girmeniz ve tabii ki, bol su içip, kaliteli beslenmeniz.

    Sağlıklı yaşam için sizden birkaç öneri alabilir miyiz?
    Kötü beslenmeyin. Yedikleriniz hem bedeninizin şeklini hem de psikolojinizi etkiler. Şekeri hayatınızdan çıkarın. Lokmalarınızı iyice çiğneyin. Akşamları sindirimi kolay yiyecekler tercih edin. Bol su için ama yemek yerken değil, yemek öğünleri aralarında su tüketin. Her gün farklı kas gruplarına yönelik egzersizler ve yürüyüş yapın. Kendinize zaman ayırın, meditasyon ve duanın gücünden destek alın.

    Biraz da Ece Vahapoğlu ile 21 Gün’den bahsetmek istiyorum. Fit 21 by Ece Vahapoğlu bizlere neler sunuyor?
    Alışkanlıkları dönüştürmek için gereken bilimsel süre 21 tekrar, yani 21 gün. Yeni bir alışkanlık kazanmak için onu 21 gün boyunca yapmak işi kolaylaştırır. 21 gün sağlıklı beslenin, spor yapın ve zihninizi farklı şekilde çalıştırın. 21 gün felsefesini kitabımda günlük şeklinde uygulamıştım. Ayrıca, butik bir 21 günlük fitleşme ve zayıflama kampı yapıyorum. Küçük özel gruplara 21 gün boyunca hem spor yaptırıyor hem de evlerine sağlıklı yemekler gönderiyorum. Fit21 yeni markamın adı; spor ve sağlıklı yaşam ile ilgili tüm oluşumlar birbiriyle harika örtüştü.

    Yeni çıkacak bir markanız var, biraz bahsetmek ister misiniz?
    Kaç zamandır benden beklenen, kendi spor markamı oluşturma fikri nihayet hayata geçiyor. Uzunca bir süredir kendi markam üzerine profesyonel bir ekiple çalışıyorum. Çok yakında piyasaya Fit21 adıyla çıkacak. Kendi markamda, aktif spor yapan biri olarak, vücut hatlarımızı iyi gösteren modeller, yaşam enerjisi veren renkler ve desenler ve kalite üzerine kafa çalıştırdım. Müthiş bir koleksiyon geliyor diyebilirim.

    Hayat felsefeniz nedir?
    Can’ın ne istiyorsa onu yapmak. Öz’ündeki kutsal kaynaktan gelen sesi duyabilerek hareket etmek. Bu dünya ‘yapma’ alanı. Çalışmaktan geçiyor. Her adımında bencilce değil, evrenin hayrına olanı algılamaya çalışarak yaşamak.

    Uluslararası markalar özellikle fitness yüzü olarak neden Ece Vahapoğlu’nu tercih ediyor?
    Çünkü gerçeğim. Yıllardır haftada 6 gün spor yapıyorum. Hep sağlıklı yaşadım. Profesyonel sporcu veya fiziğiyle ön planda olan bir model değilim. Sunucu ve yazar kimliği olan bir kadının kendi bedenine iyi bakmasıyla ortaya çıkan sonuçların fark edilmesi; yaşadığım tecrübelerin merak edilmesi; basında ve sosyal medyada etkili olmam; verdiğim mesajların arkasında durmam; çalıştığım markaların hissederek elçisi olmam; projeleri inanarak yapmam ulusal ve uluslararası büyük markaları etkiliyor. Güçlü markalar yıllardır yatırım yapmışlar; tabii ki doğru isimlerle çalışmak isterler.
    Uluslararası TraiCon Events tarafından Yılın Kadın İkonu Ödülü’ne layık görüldünüz, neler söylemek istersiniz?
    Bir kadının sadece giyimiyle değil, başarılarıyla da ‘ikon’ ödülü alabileceğini bizzat yaşamak üreten kadınları ve beni iyi hissettirdi. Sosyal medyada kadınlardan inanılmaz hoş destek aldım. Diğer yandan bundan 15 sene önce, 2001 yılında Türkiye’nin En Başarılı Genci seçilmiştim. Yıllar içerisinde çalışkanlığımdan hiç ödün vermediğimin fark edilmesi ve uluslararası bir kurumdan artık bir ‘kadın’ ödülü alıyor olmak beni çok mutlu etti. Hem gençliğimde hem yetişkinliğimde ödüller alınca istikrarla çalışmalara devam etmem gerektiğini bir kez daha anladım. Güven duydum. Yaşam bir döngü ve süreklilik içeriyor. Başarılar beni besliyor.

    Bu ödülü neden size verdiler?
    İstanbul’daki Kadın Gücü ve Liderlik Zirvesi’nde ödülü benim alacağımı öğrendiğimde neden seçildiğimi sordum. Kariyer hayatımı bir yabancıdan öyle güzel dinledim ki ‘neler yapmışım’ diye kendi kendime gülümsedim. Profesyonel iş hayatım boyunca farklı alanlardaki başarılarımı, okul birinciliklerimi, kitaplarımı, yurtdışı deneyimlerimi, yaptığım projeleri, toplumsal etkimi ve istikrarlı duruşumu değerlendirdiklerini söylediler.

    Mutfakla aranız nasıl?
    Nadiren de olsa pratik sağlıklı yemekler yapmaya gayret ediyorum. Sabah kahvaltıda; lor peynirli, yulaf ezmeli yumurta yapıyorum. Hem çabuk hazırlanıyor hem doyurucu ve besleyici. Ton balıklı veya keçi peynirli kepekli makarna yaparım. Zaman zaman sabahları kapınıza bırakılan hazır yemek paketi servislerini de kullanıyorum. Ödem atmak istediğimde detoks niyetine taze sıkılmış sebze ve meyve suyu kürleri yapıyorum. Genel anlamda bir titizlik ve düzen hassasiyetim olduğu için mutfağı da temiz ve düzenli tutarım. Evde yemek yaparken de sanki TV’de yemek programı yapıyormuşçasına güzel ve renkli tabak çanaklar kullanıp hazırlarım. Aslında fazla yemek yapmam. Sağlıklı karışımlar hazırlamak için mutfakta vakit geçiririm. Çocukluktan ergenliğe geçişte bir yemek kitabında okuduğum, şu an tarifini bile hatırlayamadığım, ‘Danimarka usulü kurabiye’ yapmak için mutfağa girmiştim. Ama kolektif bir mutfak keyfi için babaannem ve kızkardeşimle çocukken elde mantı açardık, oyun gibi gelirdi.

    Hangi dünya mutfaklarını tercih ediyorsunuz?
    Son senelerde Japon mutfağından sushi vazgeçilmezim oldu. İtalya’da okurken tabii ki İtalyan mutfağını sevdim. Hala severim. Osmanlı mutfağı bazen ağır geliyor ama sevdiğim yemekler var.Haftada birkaç gün somon sashimi yerim. Bazen üzerine sarımsaklı yoğurt dökülen Boşnak böreğini canım çekmiyor değil. Pazar sabahları tahıllı ekmekle yesem de bal-kaymağa hayır demem.