Los Vivancos En Büyük Gösterileri “Born To Dance” İle İstanbul’a Geliyor!

Dünyanın en tanınan dans gruplarından biri olan Los Vivancos dans yolculuklarında flamenko, Klasik Bale, Modern Dansı bir araya getiriyor. Flamenko’nun prensleri, son gösterileri Born To Dance ile 16 Aralık’ta Tim Show Center’da izleyiciyle buluşacak.

Son gösteriniz Born To Dance’ten bahseder misiniz? Bizleri nasıl bir gösteri bekliyor? 

Teknolojik, eğlenceli, heyecanlı ve çarpıcı bir koreografisi olduğunu söyleyebiliriz. Umarız izleyenler de keyif alır. Born To Dance, birçok yönden önceki çalışmalarımızdan çok farklı. Bu yeni çalışmada, flamenko, bale, dövüş sanatları ve müzikal daha ekstrem tarzda bir araya geliyor. İzleyiciler, Beethoven gibi klasik bestecilerin yanında popüler müziğin en önemli örneklerini de kendi müzikal kurgumuz içinde duyacak.

Aynı zamanda enstrüman çalıyorsunuz ve enstrümanlar gösterinizin birer parçası. Peki, sizin favori flamenko sanatçılarınız kimler?

Eminim herkes Paco de Lucia’yı Türkiye’de de tanır bizce şimdiye kadarki en büyük flamenko müzisyenlerinden biri. İdol olarak aldığımız çok fazla flamenko dansçısı var. İspanya’da bu anlamda çok yetenekli flamenko müzisyen ve Dansçıları var. Biz Joaquin Cortes’e dansçı olarak hayranlık duyuyoruz.

Born To Dance’in önceki gösterilerinizden farkı nedir?

Sahnede flamenko ile birlikte kung-fu ve hatta kick boks kullanıyoruz. Vücut kullanımımız önceki gösterilere göre dahaesnek ve estetik. Yani sahnede çok güçlü bir dans var. Hem bir dans gösterisi hem de dövüş sanatları figürlerinin estetik bir sunumu diyebiliriz.

Flamenko aslında doğası gereği bizim müziğimizden çok uzak değil. Türk müziği ile ilgili neler biliyorsunuz?

Hem Madrid’de hem de İstanbul’da çok fazla Türk arkadaşımız var. Onlar sayesinde Türk müziği ve şarkıcılar hakkında bilgi sahibi oluyoruz. Tarkan en iyi bildiğimiz isim.

Gösterideki müzikleri nasıl belirlediniz?

Farklı stilleri bir arada sunan yeni bir sound yarattık hem popüler hem de klasik birçok şarkı böylece gösterinin bir parçası oldu. Gösterinin müziklerini Judah belirledi. Birçok popüler şarkı da var. Smoke on the Water, Nothing else matters’dan Beethoven’a kadar.

İstanbul sizin için ne ifade ediyor?

İstanbul’un inanılmaz bir geçmişi var ve özellikle İstanbul’un eski sokaklarında hissedebiliyorsunuz… İstanbul’da Ortaköy ve boğaza bayılıyoruz. İstanbul, kökleri ve günümüz modernitesi ile bir kültür başkenti olarak adlandırılacak bir yer ve tarihçesi bizim için çok çekici.