İşine Âşık Bir Cam Ustası “ Tülin Yiğit Akgül ”

İşine Âşık Bir Cam Ustası “ Tülin Yiğit Akgül ”

İstanbul’un tasarım ve sanat denilince ilk akla gelen kadim semti Galata’da cam sanatları merkezi olarak 5 yıldır varlık gösteren Glasst’ın kurucusu, cam sanatçısı Tülin Yiğit Akgül’ü ve atölyesini sizler için ziyaret ettik.

Atölye, galeri ve dükkan olmak üzere üç bölümden oluşan tarihi mekan, dışarıdan algılanması oldukça güç, gizli bir cennet gibi…

Biz cennet diyoruz çünkü Akgül, sıcak cam potalarını yaz aylarında söndürüyor. Önce bunun sıcaklık yüzünden olduğunu düşünüyoruz ama sonradan algılıyoruz ki asıl nedeni bir sanatçının kendi içine çekilişi…

Galeride görmeye pek de alışık olmadığımız camın farklı formlarındaki heykeller, dükkanda birbirinden hoş tasarım ve renkte cam objeler, tarihi binanın her alanını incelikle kullanarak yerleştirilmiş cam üfleme ve işleme tezgahları, aletler ve yüzlerce malzeme, bize camın farklı bir emek ve ruhla hayat bulduğunun izlerini işaret ediyor.

Camla ne zaman tanıştınız?

Gerçek manada camla ilk tanışmam annemin 17 yaşındayken gittiği İtalya, Murano adasından aldığı ve büfesinde özenle sakladığı küçük hayvan biblolarıyla arada sırada oynama izin verdiği günlerdedir diyebilirim. 3-4 yaşlarında olmalıydım. Onları elime alıp, pencereden gelen güneş ışığına doğru çevirip tayfları, ışığın kırılmasını, rengarenk hayal dünyama dolmasını hatırlıyorum. Ve ne zaman çocuklarla çalışma şansım olsa onların cam üretimi ile karşılaştıklarında duydukları heyecanla karşısında aynı zamana gidip, aynı duyguyu hatırlıyorum.

Ama malzeme olarak tanışmamı soruyorsanız bundan 15-16 yıl önce seramik üretirken, ona çok yakın bir materyal olan camı da deneyimleme merakım üzerine girdiğim komik çabalarla deneyimlerle oldu diyebilirim. Komik diyorum, o dönemde sanatsal cam üretimi hakkında pek az bilgiye sahiptik ve deneysel yöntemler de oldukça hüsran vericiydi. Zaman içerisinde inatla, araştırma ile tabii ki güzel sanatlar fakültelerinin cama odaklanmasıyla ve cam hakkında yaygınlaşan yayınlarla bilgi ve tecrübemiz arttı.

Sanıyorum ki malzeme olarak sadece cam kullanıyorsunuz? Neden?

Günümüz sanatı malzeme ayırmaz. Almak istediğiniz etkiyi hangi malzeme size sunarsa, o değerlidir. Plastik, bronz, ağaç, beton… Hiç fark etmez. Tasarı önemlidir ve işi kimin bitirdiği, hangi malzemenin kullanıldığı sadece detaydır. Ama konu camsa işler değişir. Cam bambaşka bir malzemedir. Kendi içerisinde bir sürü teknik barındırır. Böylece vermek istediğiniz etkiye mutlaka cevap verecek bir cam tekniği bulursunuz. Ayrıca zor ve kaprisli bir malzemedir. Ona hâkim olmak gerçek bir emek süreci ister. Aynı zamanda fizik ve kimya bilgisi de gireri işin içerisine. Bu nedenle cam üretmek, hele ki sanatta ciddi bir meydan okumadır. Bronz bir heykel için bir gece döküm yapılıp bir gün içinde bitirmek için harcarsınız. Ama aynı heykeli cam olarak üretmek istediğinizde, aylara varan fırınlama sürelerine ihtiyacınız olabilir.

Üretim süreci neden bu kadar uzun?

Her teknik türünde uzun değil. Masif ve büyük bir heykel yapıyorsanız tavlama süreci denilen çok önemli bir aralık vardır ve bu aralık iş büyüdükçe zaman olarak artar. Bunu sağlamazsanız cam eser ya da ürün kırılır. Bu kırılma fırından çıktığında da olabilir 2-3 yıl sonra da. Burada hemen açıklayabilmek için sıkça kullandığımız nazar boncuğu örneğini vereyim: Bilirsiniz nazar boncukları kendiliklerinden çatlayıp kırıldığında bunu nazara yorma eğilimimiz vardır. Aslında gerçek neden, o ürünlerin tavlanmamasında yatar. Kırılmak kaderinde vardır.

Peki siz atölyede hangi tekniklerde üretim yapıyorsunuz?

10- 12 teknik bize yakın. Sıcak cam üfleme ve ona özel spesifik teknikler, kuma döküm, metal döküm; rölyef, negatif rölyef, kayıp mum tekniğiyle heykel,  soğuk cam heykel, vitrografi ve pareografi gibi birbirinden farklı teknikler.

Bu teknik zenginliğini nasıl ne amaçla kullanıyorsunuz?

Öncelikle özgürlük veriyor. İstediğimiz her sonucu yakalayacak bir ifadeyi ancak bu teknik zenginlikle sağlarız. Ayrıca bu tekniklerin bir arada kullanımı yani ‘’mix media’’ görsel açıdan zenginlik sağlarken, bizi de özgür kılıyor. Yani aynı malzeme içinde farlı etkileri sağlamakta ve farklı kombinasyonlarla öne çıkmakta özgürleştiriyor.

Cam sanatçısı mı heykeltıraş mısınız? İkisi arasında bir ayrım var mı?

Malzemeyi seçene kadar bütün süreçler heykelde olduğu gibi ilerliyor. Çamurdan bir model yapmak, onun kalıbını alıp mum modele çevirmek ve sonra ısıya dayanıklı bir kalıp oluşturup içine cam dökmek; masif bir camı yontma yöntemiyle şekillendirip parlatmak… Bütün bunlar bilinen temel heykel yöntemleri. Malzemenin cam olması bizi ‘’cam sanatçısı’’ kalıbına sokuyor.

Açıkça itiraf edeyim: Yaptığım her model bir başka malzeme dönüşebilir. Bir konu beni farklı kılacaksa o da bunu cama dönüştürme becerimdir.

Çağdaş bir malzeme olarak cam nasıl sanatta rol alır?

Basit. Kendi doğasıyla. Çünkü cam diğer bütün malzemelerden farklıdır. Öncelikle sıvı kabul edilen tek katıdır. Işıkla ilişkisi, renkle ilişkisi başkadır. Farklı tekniklerle farklı sonuçlar verir ve kanımca, her biri büyüleyicidir. Farklı malzemelerle de uğraştım, seramikle 10 yıla yakın zaman geçirdim. Ama hiçbir malzeme beni cam kadar heyecanlandırmadı ve odağında tutmadı.

Sadece heykellerle varlık göstermediğini biliyoruz tecrübenizin. Başka hangi alanlarca camı kullanıyorsunuz atölyede?

Mağaza. Ekibimle birlikte camı genel anlamda her eve sokma çabamız var. Eğlenceli, sanatsal, bize özel ve tatamı el yapımı olan tasarımları dükkânımızda bulabilirsiniz.

Ayrıca son yıllarda mimari uygulamalarda da etkimiz arttı. Cam mimariye vitray ve son yıllarda füzyon olarak girdi. Ama birbirini tekrar eden üretimlerle güncel mimariden oldukça uzak ve -utanarak söylüyorum- taklit uygulamalarla varlık gösteriyordu. Bu yüzden, mottomuz gereği mimariye de el atmak istedik ve camın bütün özelliklerini yapının mimari kriterlerini gözeterek ortaya koyan tasarımlara imza attık. Aydınlatma, camdan duvarlar, paneller, dekoratif, artistik uygulamalar ile mimariye de emek vermekten hoşlanıyoruz.

Deneyim ve birikimlerinizi paylaşıyor musunuz?

Evet. Üniversitelerin cam- seramik bölümlerinde dersler veriyorum. Ama benim için AÜ  GSF Cam Bölümü farklı bir yere sahip. Akademik anlamda camı güncel bir malzeme olarak sanat ve tasarımda değerlendiren en eski kurum. Uzun zamandır keyifle ders veriyorum.

Bunun dışında atölyemde atölye çalışmaları düzenliyoruz ve sanıyorum 800 civarı katılımcının cam üfleme ve döküm teknikleriyle deneyim yaşamasına aracı olduk.

Nasıl ekiple çalışıyorsunuz?

Bana çok benzeyen… Ekibim tabii ki zaman içerisinde oluştu. İstediğim ekibi kuracağım konusunda direttim ve kurdum. Düzenli, eforlu ama bir o kadar da eğlenceli ve aktarımlı bir atölyede çalışmak istedim. Mottom, camın sanatta çağdaş bir malzeme olarak kabul ve değer görmesi. İtiraf ediyorum cam üflemek, bir çamur modeli cama dönüştürmek, bir cam kitlesinden bir heykel yapmak keyif verici bir deneyim. Ama ben bundan tek başıma keyif almak istemiyorum.

Cam üretimi bir ekip işidir. Ve güzel olan da budur. Dayanmak zordur kabul ediyorum. Ama kalan sağlar bizimdir… Galeride şans verdiğimiz genç sanatçıları ve Glasst ekibinin işlerini görüyorsanız doğru yolda olda olduğumu düşünebilirsiniz.

Glasst’ın Türkiye’deki ilk sanatçı stüdyosu olduğunu biliyoruz. Nasıl, hangi itkiyle kurdunuz?

Söylediğim gibi, camın çağdaş bir malzeme olarak doğru yerini bulması amacı benim için önemliydi. Ama samimi olanı kendi özgür alanımda özgürce dilediğimce diledim teknikte üretim yapabilme tutkum oldu. 15 yıllık süreçte 20 ye yakın sanatçıdan eğitim alarak biriktirdiğim temeller üzerine kurdum atölyemi. Hiç desteksiz. Ve hayalim benden sonra aynı tutkuyla gelecek birine bırakmak. Glasst camı farklı bir yansımayla değdiği herkese sevdirmek istiyor…

Eserlerini nerede görebiliriz? Eserlerinizi nerelerde sergiliyorsunuz?

6 kişisel sergi ve Türkiye’de dünyanın farklı yerlerinde sergilere katıldım ve bunu sürdürüyorum. Ama bana ulaşmak isteyen herkesin adresi atölyemdir. Cama ilgi duyan, merak eden, deneyimlemek isteyen herkes Glasst’ta yanıt bulabilir… Ayrıca bir başka heyecan verici nokta da galerimizde yer alan genç sanatçıların eserleri. Bu alanda özgün ve nitelikli eserler veren ustalarla, genç yeteneklerin işleri galerimizde yan yana yer almakta.

Soruyu ben sormak istiyorum bu defa: Camdan bir heykel üretmek kadar heyecan verici olan bir başka şey nedir biliyor musunuz?

Nedir?

Camdan bir heykele sahip olmak 🙂